24 Temmuz 2009 Cuma

Bozcaada zamanıııı

haftasonu Bozcaada'da olacağım. çoook güzelmiş diye duydum. dönünce konuyla ilgili ayrıntılı açıklamayı yaparımm:)



sevgilerrr

23 Temmuz 2009 Perşembe

3D--> beni benden almaca

teknolojinin akıl sır erdiremedigim bir baska yanı olan 3D teknolojisi benim favorilerimden. sırf 3D goriim diye o Beawolf denen çirkin filme bile gitmiştim. en son da Ice Age'e gittim tabi. çoook güzeldi. yeni bütün animasyonlar da 3D geliyo zaten. bu demek ki bu teknolojiye alışana kadar hepsine gidilecek:)
ama bugün yeni bi şey okudum o daha da enteresan geldi. youtube, sitedeki videoların 3D izlenebilmesi için çalışmalara başlamış.

örnek videosu bile var: http://www.youtube.com/watch?v=9j-uRTsHC9k

ne günlere gidiyoruz aman aman!

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Nike mı Adidas mı?

Adidas çok sevdiğim bir marka. Sürekli takip eder, giyerim alırım, tepe tepe giyerim severim de severim:)Modellerinin de özgün olduğunu düşünüyorum. Özellikle Stan Smith'in gelmiş geçmiş en iyi modellerden biri olduğunu düşünüyorum. Fakat Adidas'ın Stan Smith'i Türkiye'de piayasaya sunmasında bir süre sonra fark ettim ki Nike'ta da aynı model var (tabi benzemeye çalışmış ancak) bknz:





Sonra gün geldi bugün oldu, bi baktım arkadaşımın ayağında çok güzel bir Nike var. Ama baktığımda gördüğüm bir diğer şey de Adidas'ın Gazelle modeline benzerliği oldu.
Güzel olmasının sebebini de o noktada anladım:)bknz:





Ben bu durumda Nike'ın pek özgün olduğunu düşünmüyorum ve Adidas forever diyorum:)

dubrovnik sefalarından!

çooookk mutluyduk:))



dubrovnik'e gitmeyen gençleri bilgilendirmek hedefinden yola çıkarak bu ruhumu bıraktıgım sehre gitmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
dubrovnik'e (biz bileti aldığımızda direkt uçuş olmadığından, şu an var sanırsam) zagreb aktarmalı gittik. aslında iyi de oldu boylece zagreb'i görme şansımız da oldu. dubrovnik'e herhangi bir otel ayarlamadan gittik. orda insanlar geçimlerini kendi odalarını ya da evlerinin bir parçalarını kiralayarak geçiniyolar genelde. otelde kalmak yerine oranın bu yerel havasını almak daha tatmin ediciydi:) old city denen bi merkezleri var. restoran ve cafeler genelde bu merkezde bulunuyor. old city gerçekten "old" surlarla kaplı kocaman bir alan aslında. sonra surların ustune cıkıp dubrovnik'i yukardan izleme şansını da bulduk.







denizi gerçekten anlatılmaya deger. (deniz analarının ve pisliklerin bir tek marmara'da bulunduğuna inanmaya başladım) suyun ısısı ve temizliği (rengi bile) mükemmeldi. her gün başka bir beach'e gittik. beachler ücretsiz. bazıları taşlı, bazıları kayalık. birkaç tane de kumlu beach var.

















özel olarak yöresel hiçbir yemekleri yok. hatta ortada o kadar pizza satan yer var ki bilmesem pizza'nın Hırvatistan'a ait olduğunu bile düşünebilirdim:) her şey domuzdan yapılıyor. ama oldukça balık ve deniz ürünleri satan yer var. yemeklerin fiyatları buranın cafe fiyatlarıyla aynı. sular çok çirkin ve çok pahalı. (çeşmeler olmasaydı kuruyabilirdik)


Coca-Cola çok pahalı, ama içkiler ise buradaki fiyatların çok altında.
gece hayatına pek aktif diyemicem ama bu orda cuma ve cumartesi aksamına denk gelmememizle ilgilidir diye düşünüyorum. birkaç tane gece mekanı var.

Kesiiiin gidin diyorum. Konuyla ilgili benden başka bilgiler de alabilirsiniz:)

göze hoş gelmece!




bu www.tumblr.com sitesine hayranım (bir arkadasımın tavsiyesiyle uye olmustum sağolsun) belki geç keşfetmiş olabilirim ama güzel keşfettim:)

fakat hala bu kadar sosyal network sitesine uye olup hayata nasıl yetişiliyo onu çözemedim. hatta bana bu konuda yardımcı olacak fikirlere açığım:) sabah bi açıyorum olabilecek her alanda çokça değişiklikler olmus. online ve sosyal olan hayatımızda, normal hayatımızdaki gibi tek kişi olmadığımız için zor oluyo! acilen bir blackberry/iphone gibi şeylere ihtiyacım var sanırsam. (bu konuda da yardımı olacak varsa beklerim tabi:P)
ben bunları sorgularken siz yukardaki görselleri beğenin isterseniz:)

21 Temmuz 2009 Salı

Brand everything!


artık insanların beyinlerine bu markaları nasıl soksak diye düşünüp duran creative pazarlamacılar yeni bir yolla brand everything bi klavye çıkarmışlar. her harfe bir logo koymuşlar C için Coca-Cola, N için Nike, B için Burger King falan filan:) enteresan olmuş sevdim şahsımca.
bunu kullandıktan sonra premium bir kişi olacağımdan süphem yok!

20 Temmuz 2009 Pazartesi

çağ sorunsalı

dijital alanda çalışan ve teknoloji denen meretin bir tarafından tutsam diğer tarafından tutamayan ben, dolayısıyla her şeyi eski buluyorum. (ama bu paylaşım yapmayacağım anlamına gelmez) :)

dün gördüm avea'nın reklamını. kampanyayı çok beğendim. özellikle kültürel bir esprimiz olan telefon şakası geyiği de güzel olmuş. buyrunuz paylaşım:


Avea'dan konuşma aşkına!
Yükleyen AveaHaber. - Filmler ve diziler Dailymotion'da

Heyoo

saatler, günlerce konsept düşünüp bulamayıp sonunda açtığım konsept-siz bloguma hoşgeldiniz!